HAYATI ÖZGÜRCE KUTLA!
Hayatta hem çiçekler hem de dikenler vardır. Çiçeklere ulaşmak için dikenlerden kaçmamak gerekir. İnsan, hayatı çiçekleri ve dikenleriyle kutlamalıdır. O zaman doğal zenginliğe ulaşılır.
Dikenlerden korkan çiçeklerden de korkar ve çiçeklerden korkan hayatın kendisinden de korkar. Bu korku duygusu insanı çok üzer. O yüzden insan, hayatı hem tatlısı hem de acısıyla kabul etmelidir.
O zaman birey, büyümeye ve olgunlaşmaya başlar. Kendini ve duygularını tanır, duygularıyla yüzleşir ve onları baskılamaz. Birey doğal ve kendisi olunca hem pozitif hem negatif duyguları gerçekçi olacak.
Şefkatli olan bazen öfkeli olur. Kuvvetli bir şekilde şefkatli olan kuvvetli bir şekilde öfkeli de olabilir. Eğer birey, öfkesini bastırırsa şefkatini de gösteremez çünkü şefkat korkutucu olur.
Nefret bastırıldığında sevgi ve aşk bütüncül bir şekilde yaşanamaz; hep eksik kalır. Oysa aşk bütün olduğunda birey yenilenir, varoluşla birlikte akar, yaratıcı olur. O zaman ego saydamlaşır, bencillik buharlaşır, yapay kişilik erir, zihnin ötesine geçilir ve bütün sınırlar aşılır. Nefret duygusu bastırılırsa birey derin bir şekilde sevemez ve varoluşsal aşkı yaşayamaz.
Dünya Değişim Akademisinde “Duyguları Aşma Sanatı” Değişim programı sayesinde birey iç dünyasında başarılı olur. Bilinçaltına bastırılmış tüm duygular açığa çıkar ve içsel güç artar. Bireyin özgüveni artar ve birey, duygularına güvenir. Sevgi duygusu sınırsızca yaşanır ve birey, ebedi öz varlığıyla temasa geçer. Bedenle özdeşleşme biter ve birey, mutlak özgürlüğe kavuşur.
Duygular bastırıldığında özgürce ifade edilemez. O zaman birey, öz doğasını reddetmiş olur. Bu da, bitmek bilmeyen acılara neden olur. Bu acıyı zevke dönüştürmek için bireyin öz doğasıyla temasa geçmesi gerekir. Bunun için birey, göğüs bölgesine odaklanarak derin bir şekilde tam nefes alıp vermelidir.
Yalnızca gerçekten özgür olan insan mutlu olabilir. Ebedi doğasını reddetmeyen ve duygularını bastırmayan kişi kalbini dinler ve duygularını özgürce ifade eder. Özgürlük dışarda değil, içeride aranmalıdır. O yüzden birey, dışarıyla uğraşmayı bırakıp içeriyle ilgilenmelidir. Değişim yolu, herkesin iç dünyasına girmesini sağlayacak araçlar ve teknikler içerir.
Sezgilerin ortaya çıkması için birey, iç dünyasıyla iletişimde olmalıdır. Sezgiler iç dünyadan tezahür etmeye başladığında insan onlara dayanarak gerçekten özgür ve mutlu olur. Mutlak özgürlük nedensiz mutluluk getirir.
Duygusal ihtiyaçların karşılanması için duygular ifade edilmelidir ama bu, her zaman kolay olmayabilir. Bazen duygular zor ifade edilebilir; bazen ise hiç ifade edilemez. İfade edilmesi için kalp dinlenmelidir ve mantık devre dışı kalmalıdır. O zaman duygular ve ifadeler gerçekçi olur. Duygusal ihtiyaçlar da karşılanmış olur.
İnsan hem duygularının hem de düşüncelerinin farkında olduğunda morali bozulmaz, üzülmez. O zaman kalp açılır ve birey kendini ifade etme yolunu bulur. Sevgi güçlenir hatta birey, sevgi ile dolup taşar.
Bir olmak, bütünleşmek, aşkı özgürce yaşamak için duygularınızı tanımlayın, önce kendinize ifade edin, daha sonra ise karşınızdaki ile paylaşın….
Neval Kütük
Değişim Uzmanı
Dünya Değişim Akademisi
www.dunyadegisimakademisi.com.tr
nevalkutuk77@gmail.com
0530 877 06 04