Haber / Köşe Yazısını Dinle
--:--
Ünal Vamin ile hiçbir kan bağımız olmamasına rağmen, geniş ailemle birlikte yaklaşık 30 yıldır kendisine sahip çıkıyor, bakımını üstleniyor ve onu ailemizden biri gibi görüyoruz. ünal vamin 30 yıldır ilmek, ilmek işledik .Ona yemek yemeyi ,öz bakımını öğrettik ,nasıl davranmasını gerektiğini öğrettik .bunu bir çok kişi anlayamaz ,empati kuramaz sevgi ile bakan gözleri ve muhteşem bir kalbi var hiç bir canlıyı incitmez .Ne insan ,nede bir hayvan .bu gün ünal vamin polisin hücresinde 24 saat geçirecek .kktc bu gece rahat uysun büyük bir suçluyu yakaladılar .
BU RAPORUN SORUMLULUĞUNU KİM ÜSTLENECEK?
%80 engelli, şizofreni tanısı bulunan; öz bakımını tek başına yapamayan, yönlendirmelerle hareket eden, cümle kurmakta ve kendini ifade etmekte,hatta adını bile bilmeyen , zorlanan bir insan hakkında “cezai ehliyeti tamdır” raporu veriliyor!
Şimdi soruyorum: Bu karar hangi incelemeye, hangi bilimsel değerlendirmeye dayanıyor?
Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi ve Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi yetkilileri, kamuoyunun cevap bekleyen sorularını görmezden mi gelecek?
Bir insanın günlük yaşamını sürdürebilmek için başkalarının desteğine ihtiyaç duyması, elbette tek başına cezai ehliyetsizlik anlamına gelmez. Ancak böyle bir sağlık tablosu karşısında, kişinin olay anındaki algılama ve davranışlarını yönlendirme yetisinin ne kadar titizlikle değerlendirildiği sorgulanmalıdır.
Biz 30 yıldır bu insanın bakımını üstleniyoruz. Onun yaşadığı zorlukları biliyoruz. Peki, bu raporu hazırlayanlar hangi değerlendirmeleri yaptı?
Kimsenin unvanını sorgulanamaz, imzasını tartışılamaz görmüyoruz. Tıp da hukuk da sorgulanabilir olmalıdır. Hele ki söz konusu olan, kendini ifade etmekte zorlanan ve haklarını savunmak için başkalarının desteğine ihtiyaç duyan bir insansa!
Biz susmayacağız! Soracağız, sorgulayacağız ve bu raporun bilimsel dayanağının açıklanmasını isteyeceğiz.Biz yaşatmaya çalışırken ,siz yok ediyorsunuz .sizler engelli insanların elinden yaşam hakkını alıyorsunuz .
Talebimiz nettir: Raporun hangi ölçütlerle hazırlandığı açıklansın, değerlendirme sürecinin yeterliliği bağımsız uzmanlarca incelensin ve varsa eksiklikler giderilsin.
Çünkü mesele bir hekime karşı çıkmak değil; bir insanın haklarının gerçekten korunup korunmadığını sorgulamaktır.
Bir raporun arkasına sığınılarak sorular cevapsız bırakılamaz. Bir insanın hayatı söz konusuyken şeffaflık bir lütuf değil, sorumluluktur!
ÜNAL VAMİN İÇİN ADALET, ŞEFFAFLIK VE HESAP VERİLEBİLİRLİK İSTİYORUZ!

KKTC Sağlık Bakanlığı’nın raporunda da %80 engelli ve şizofreni tanısı konulan ünal vamin . sürekli bakım ve gözetim ihtiyacı olduğu belirtilen bir insanın, markette bir çocuğun saçına dokunduğu iddiasıyla taciz suçlaması kapsamında gözaltına alınması bizi derinden üzmüştür.
Elbette çocuklarımızın güvenliği önemlidir. Ancak olayın tüm yönleri araştırılmadan kimse hakkında kesin hüküm verilmemelidir.umarım polisin yarattığı travma ünala verilen bunca emeği yok etmez.Polis genel müdürlüğü konuya hassasiyet göstermesini rica ediyorum.