Türk futbolunda yeni bir isim, yeni bir anlayış ve güçlü bir değişim beklentisi gündemde. Spor camiasında son dönemde adı daha fazla konuşulmaya başlayan Bekir Ayaz’ın Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı için hazırlık yaptığı ve başkanlık yarışına oldukça iddialı bir vizyonla girmeye hazırlandığı kulislerde konuşuluyor.
Uluslararası spor alanındaki çalışmaları, spor diplomasisi konusundaki deneyimi ve farklı ülkelerde kurduğu geniş ilişkiler ağıyla dikkat çeken Ayaz’ın, yalnızca Türk futbolunun değil, Türk sporunun genel sorunlarına ilişkin kapsamlı çözüm önerileri üzerinde çalıştığı belirtiliyor.
Ayaz’ın en önemli farkının ise futbolu yalnızca saha içerisinden değerlendirmemesi olduğu ifade ediliyor. Spor yönetimi, spor ekonomisi, uluslararası ilişkiler, spor diplomasisi, altyapı, sporcu hakları ve kulüplerin kurumsal yapısı konusunda geliştirdiği projelerle farklı bir yönetim modeli ortaya koymaya hazırlandığı konuşuluyor.
Türk futbolunda sistem tartışması
Türk futbolunda uzun süredir tartışılan ekonomik sorunlar, kulüplerin borç yükü, altyapıların yetersizliği, hakemlik sistemine yönelik güven problemi, genç futbolcuların önündeki engeller ve kulüpler arasındaki ekonomik dengesizlikler, TFF Başkanlığı yarışının da en önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor.
Bekir Ayaz’ın yaklaşımında ise bu sorunların tek tek değil, bir bütün olarak ele alınması gerektiği görülüyor.
Ayaz’ın üzerinde durduğu temel anlayışın;
adalet, liyakat, şeffaflık, finansal disiplin, güçlü altyapı, sporcu hakları ve uluslararası rekabet gücü
ekseninde şekillendiği belirtiliyor.
Sadece futbol değil, Türk sporu
Ayaz’ın dikkat çeken bir diğer yönü ise futbolu Türk sporundan bağımsız görmemesi.
Sporun Türkiye’nin uluslararası marka değerini artırabilecek önemli bir diplomasi aracı olduğunu savunan Ayaz’ın, Türkiye’nin spor alanındaki gücünü uluslararası platformlarda daha etkin kullanmaya yönelik projeler geliştirdiği biliniyor.
Bu nedenle olası TFF adaylığının yalnızca bir federasyon başkanlığı yarışı olarak değil, Türk futbolunun uluslararası vizyonunu yeniden şekillendirme iddiası olarak değerlendirilmesi bekleniyor.
Geniş uluslararası çevre
Spor diplomasisi alanındaki temasları ve farklı ülkelerde oluşturduğu ilişkiler ağı da Ayaz’ın en fazla dikkat çeken özelliklerinden biri.
Ulusal ve uluslararası düzeyde geniş bir çevreye sahip olduğu belirtilen Ayaz’ın, bu bağlantıları Türk futbolunun uluslararası ilişkilerini güçlendirmek, yeni iş birlikleri oluşturmak, sponsorluk kaynaklarını çeşitlendirmek ve Türk kulüplerinin dünya futbolundaki etkinliğini artırmak için kullanmayı planladığı ifade ediliyor.
“Koltukları değil, sistemi değiştireceğiz”
Ayaz’ın söylemlerinde öne çıkan en güçlü mesajlardan biri ise “Koltukları değil, sistemi değiştireceğiz” yaklaşımı.
Bu söylem, TFF yönetiminde yalnızca isim değişikliği değil, yönetim anlayışında köklü bir dönüşüm hedeflendiğinin işareti olarak değerlendiriliyor.
Ayaz’ın olası başkanlık kampanyasının merkezinde ise kulüplerin daha güçlü hale getirilmesi, Anadolu futbolunun yeniden yapılandırılması, genç yeteneklerin önünün açılması ve Türk futbolunun uluslararası alanda daha etkili bir aktör haline getirilmesi gibi başlıkların bulunması bekleniyor.
Türk futbolunda yeni bir başkanlık yarışı şekillenirken Bekir Ayaz ismi, mevcut tartışmaların dışında farklı bir profil olarak öne çıkıyor.
Şimdi gözler Ayaz’ın önümüzdeki dönemde açıklayacağı projelerde ve kamuoyuna sunacağı yol haritasında.
Çünkü Türk futbolunda artık yalnızca “kim başkan olacak?” sorusu değil,
“Türk futbolunu kim, hangi vizyonla yönetecek?”
sorusu soruluyor.
