YENİ MEKKE ANTLAŞMASI STRATEJİK DENKLEMİ
Mekke Anlaşması, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanarak üçlü bir savunma ve güvenlik iş birliği anlaşmasıdır.
Türk dünyası ve İslam dünyası için Asya’dan Ortadoğu körfeze ve Balkanlar’a kadar hayırlı olmasını diliyorum
NATO Zirvesi sonrasında gerçekleşen Mekke anlaşması NATO’nun Türkiye beklendilerini yerine getirmeyeceği mantar gibi kendini göstermeye başlamıştır. ABD büyükelçisi açıklamasında söylediği gibi uluslararası kurumlar boş ve gereksizdir. Parayı biz veriyoruz biz ne söylersek olmak zorundadır. Mesajı dünyada sekiz milyar beş yüz milyon insan yaşıyor tümü yirmi milyon Yahudi’nin gölesi yapmaya çalışıyorlar bunu ABD eli ile uluslararası kurumlar üzerinden sürdürdükleri bir süreçtir.
Uluslararası kurumları kuranlar Kendi ülkeleri dışında veya insanlık için güvenlik inşa edebildimiler.
NATO zirvesine kaleme aldığımız ABD Türkiye’ye İslam NATOsu kurturmaz ancak ABD eli ile Türkiye’ye kurturacaği NATO teşkilatı Türkiye tüm Asya’dan Balkanlar’a ve okyanusa kadar dünyayı kendi kontrolüne alarak masanın çevresinde toplayarak imama getirecek veya dünyanın merkezi İstanbul olacakdır. Türkiye oyun oynayan değil oyun kurup oynatan Türkiye vardır. Bazı dönemler zamana tenk gülerek Zaman kazanarak önemli mesafeler katledildi. ABD İslam NATO’sunda sadece üye olabilir. Görev üstlenmek gibi birşey söz konusu olamaz.
Savunma ve silahlı kuvvetler anlaşması yapılarak süreci NATO sürecine getiren bu anlaşmanın anahtarı Türkiye Olarak Mekke ve Medine savunması Türkiye savunmasina teslim edilecek sürece giden anlaşma sonunda Ortadoğu ve Pakistan’ın tek güveneceği liman Türkiye olduğunu anlayarak savunmasını yaparak Türkiye limanına yaklaşıyorlar Mekke savunması Türkiye’ye teslim edecekdirler.
Üçlü mutabakat anlaşması çerçevesinde yapılan Mekke sözleşmesinde stratejik siyasi askerî ve savunmadan ticaret anlaşmasına kadar bir çok konuyu içeren anlaşmanın asıl amacı stratejik ve askerî savunma sanayi iş birliği kapsamında dünyanın ikinci NATOsu İslam NATOsu mutabakatı anlaşması Türkiye liderliğinde gerçekleşti.
Eğer bu anlaşma zaman içinde genişleyerek Katar, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya veya Malezya gibi ülkelerin katılımına açılırsa, hem askerî hem de ekonomik açıdan çok daha etkili bir bölgesel güvenlik platformuna dönüşme potansiyeli taşıyabilir Olacakdır.
Askeri strateji ve teknolojide gelişmiş ülkeler Ortadoğu ülkeleri kökenden Türk dünyasına kadar güven verebilen ülkeleri kurucular kurulu üyesi yapabilir.
İran Her ne kadar vurulmuş olsa’da bilinmeyen yer altı dünyasında gelişmiş savunma sanayii gücüne sahip olması kaçınılmaz bir gerçektir .
Türkiye liderliğinde Mekke’de gerçekleşen Mekke anlaşması girişimleri NATO zirvesi sonrasında kendini gösteren iki yüzlü vizyon anlayışları tüm dünyayı kendilerine hizmet edecek vizyona sahip küresel güçler Türkiye’nin desteği tüm dünyayı masanın etrafında toplanmaya çalışırken eline yüzüne bulaştırırlar. Müttefik küresel üyelerine hiç bir zaman birşey veremedi vereceği açık ortadadır. Dünyayı meşgul etmek oyalanmak veya işgal etmekden başka hiç birşey yapmıyorlar. Otuz altı yıl önce başbakan tarafından neden İslam NATO’su kurulmasin diye mujtelediği Mekke anlaşması bugün dünya lideri cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleşiyor.
Olmaz ise olmazı yüksek teknoloji nükleer konularda enerjiden Deniz altı, havacılık ve Uzaydan kara meydanlarına kadar bir çok alanda zenginleştirilmiş savunma sanayi gücüne İslam dünyasının olmaz ise olmazıdır.
Nasıl ki yüz yıllardır tarih boyunca konvasenel savaşların karanlık tarihini yazan vizyon ortaya konuldu ise savunma sanayii nükleer konularda aynı iradesi ortaya koyabileceğine inancımız sonsuzdur.
Anlaşmanın yalnızca siyasi bir mutabakat olarak kalmayacaktır .Üç ülke arasında ortak askeri tatbikatlar ve eğitim faaliyetleri gerçekleştirileceğini söyledi. Asya’dan Ortadoğu körfez ve Balkanlar’a tüm müttefikleri askerî eğitim ve tatbikatlar stratejisine kadar tüm müttefikleri Türkiye yeniden eğiterek stratejik amaça kavuşturacak’dır.
ortak savunma yapısının işlerlik kazanması için ülkelerin askeri unsurlarının birlikte çalışabilirliğinin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, tatbikat ve eğitimlerin bu sürecin önemli parçaları olacağını ifade etti.
Anlaşmanın amacı; savunma alanındaki koordinasyonu artırmak, ortak üretim ve teknoloji geliştirmek, ortak tatbikatlar yapmak ve bölgesel güvenlik konusunda daha yakın iş birliği sağlamaktır.
Stratejik ve bilimsel siyasi askerî, finans çerçevesinde desteklenecek güçlenecek vizyon ortaya konulduğunda uluslararası rekabet artırılır ise tüm ülkeler kendilerine şekil düzen vermeye geçebilecekdir.
Bilgi ve bilim Bilgi ve bilimden daha üstün stratejik vizyon ortaya konulduğunda küresel güçler kendilerine kaçacak mağara arayacaklardir.
Askerî güçlerin tamamlayıcılığı: Türkiye gelişmiş savunma sanayii ve İHA/SİHA teknolojilerine, Suudi Arabistan güçlü mali kaynaklara, Pakistan ise büyük bir orduya ve nükleer caytırıcılığa sahiptir. Bu özellikler birbirini tamamlayabilir. Stratejik olarak önemli gelişmelere liderlik yapabilir.
Bölgesel caydırıcılık: Üç ülkenin koordinasyonu, Orta Doğu, Körfez, Kızıldeniz ve Hint Okyanusu’ndaki güvenlik dengelerini etkileyebilecek yeni bir bölgesel güvenlik mimarisi oluşturabilir.
Savunma sanayii: Ortak üretim, teknoloji transferi ve savunma ihracatının artması için yeni fırsatlar doğurabilir.
Enerji ve ticaret yolları: Kızıldeniz, Babülmendep Boğazı ve Basra Körfezi gibi dünya ticareti açısından kritik deniz yollarının güvenliği konusunda iş birliğini güçlendirebilir.
Diplomatik etki: Üç ülkenin uluslararası krizlerde ortak tutum geliştirmesi, diplomatik ağırlıklarını artırabilir.
Bununla birlikte, kamuoyunda yer alan bazı yorumlarda anlaşmanın “NATO’nun İslam dünyasındaki karşılığı” veya “otomatik ortak savaş yükümlülüğü getirdiği” ileri sürülmektedir. Bu iddialar, anlaşmanın tam metni yayımlanmadığı için doğrulanmış değildir. Resmî açıklamalar daha çok savunma iş birliği ve güvenlik koordinasyonuna vurgu yapmaktadır.
Terörsüz Türkiye Yolunda adım adım ilerleyerek Türkiye komşu ülkeleri ile aralarını açmaya çalışanlar planları kendi sonlarını hazırlamıştır. Türkiye ve Ortadoğu terörden temizlenerek güvenliğini Türkiye koruyarak bölgede zulüm gören tüm insanlığın kurtuluşu Türkiye olacakdır. Ortadoğu insanlığına Barış ve kardeşliği götürerek haklı adaletli bir gelecek inşa edecekdir.
Türkiye küreselleşme Yolunda stratejik gelişmelerden askerî kuvvetlere ve ekonomi güce kadar dünyanın merkezi İstanbul olacakdır.
Mekke savunma anlaşması İslam orduları hazırlanırken konvansenel savaşlardan teknoloji savaşlara kadar Bir çok tam donanımlı İ hazırlama İslam orduları sürecine ev sahipi Türkiye olacakdır.
Teknoloji savunma cayytirici teknoloji gelişmelere kadar stratejik iş birliğine ihtiyaçlı duyulmaktadır Pakistan gibi İran gibi devletler Türkiye himayesinde iş birliği yapılabilmektedir.
Tarih boyunca bildiğimiz tanıtığımız ve birinci dünya savadinda bile kollarındaki altınlara kadar Türkiye’ye yardım göndererek hala can kardeşlerimiz ile bu iş birliği yapacak cayytirici teknoloji ve nükleer konularda Türkiye ile ortak teknoloji proje geliştirerek süreci çok boyutlu stratejik ortaklık müttefiği devam etebilmesidir.
Nükleer silahlardan nükleer füzelere kadar cayytirici ağır silahları tüm bölgeleri donatabilmemizdir.
Önemli olan yerli ve millî teknoloji sahipi olmak Türkiye ve pakistan’a önemli stratejik kazanımlar elde edilmiş olacakdır.
Tüm Ortadoğu ülkeleri askerî ve teknoloji ihdiyaci duyarken teknoloji ve stratejik yapıya sahip olan ülkeye İslam NATOsu bayrağı altında kaynak aktarmak zorundadır.
Bugüne kadar petrol kaynakları ve finans gücünü Batı dünyasına teslim eden Arap kardeşler hiç bir hizmet alamadıkları gibi yatırdıkları paralar buhar oldu. Bugün o gündür bundan sonra finans kaynakları İslam NATOsuna yatırarak güvenlik hizmeti alacaklardır. Türkiye farkını yeniden oraya koyarak ekonomiye yön veren ülke olacakdır.
NATO teşkilatı dağılma sürecine girerken Yeni İslam NATO’nun kurulması başlamıştır. Mekke sozlesmesi ile başlayan bu sözleşme adım adım ilerlemesini Allahdan dinliyorum. 15 , 20 yılı aşan kuruluş süreci ve teşkilatlanma yol haritası stratejik ve siyasi yapıdan askeri yapıya kadar tüm NATO üstlerinin yeni sahipi İslam NATOsu olacakdır.
MEKKE ANLAŞMASI NATO’NUN 5. MADDESİYLE TEKNİK OLARAK AYNI”
Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın niteliğine ilişkin değerlendirmede bulunan Fidan, anlaşmanın NATO’nun kolektif savunmayı düzenleyen 5. maddesiyle teknik açıdan benzerlik taşıdığını belirtti.
Fidan, “Teknik olarak aynı. Zaten onun için bir güvenlik paktı kuruyorsunuz. Bunun için nihai derecede bir ittifaka katılma kararı alıyor diğer ülkeler. Yani birbirinin koruyucu desteğinden faydalanmak için.” ifadelerini kullandı.
Anlaşmanın herhangi bir ülkeye karşı oluşturulmadığını vurgulayan Fidan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın yayılmacı bir dış politika izlemediğini belirterek, “Bize saldırmayan hiçbir ülke hedefimizde değil.” dedi.
İslâm NATO’su yenilikçi farkındalık yaratan stratejik bir teşkilat Olarak İslam’a göre kurulmasının adresi Mekke sözleşme ile gerçek kimliğini ortaya çıkarmanın asıl adresi Mekke’dir.
.